11/2/2009 - Kalp Kırıldığında Nasıl Bir Ses Çıkarır Sizce ? |
Kalp Kırıldığında Nasıl Bir Ses Çıkarır Sizce ?

Güvercinin telaşlı kanat çırpışındaki sesi mi?
yoksa, kelebeğin kanadındaki inadına sessiz bir çığlık gibi mi?
ya da, tuz-buz olan bir sırçanın haykırışı gibi mi?
nasıl bir sestir ki, perişan eder bizi duyduğumuzda?
ne kalpler kırdık bilmeden... ya da bile bile......
ne setler koyduk aramıza bu kırılmış kalplerden de...
sonra aşmaya çabaladık durduk çok...
dokunmak istedik,ulaşamadık....
ulaşmak istedik,kendi ellerimizle kurduğumuz
setler engel oldu yine kendimize.....
oysa, nasıl da kolaydı yıkıvermek han duvarlarını....
sıcacık bir gülümseme,
içten bir çift gözle birleştiğinde,eritmez mi en büyük buzulları???
esirgedik birbirimizden maliyeti sıfır olan gülümsemelerimizi...
kolay geldi bencillik en dar anlarda..koyuvermek..koyup kaçıvermek.... kaçarken bakmamak ardımıza...
ya da, bakıp da görmemek...görmek istememek...
her ne varsa...
oysa,ne de kolaydı düşmanlığı yoketmek, sıcacıık bir gülümsemeyle... olmaz dedik.
denemedik bile hiç... korktuk belki de yanılacağımızdan...
oysa hayat ne de kısa...
düşünmek için bile vakit yokken.... bile bile zehir ettik günlerimizi... kavgalarla... itişip kakışmakla harcadık dünlerimizi... ziyan ettik hem düne, hem bugüne., hem de yarınlarımıza...
sahi, kalp kırıldığında nasıl bir ses çıkarır? duydunuz mu hiç? |
| • 4 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
9/11/2008 - AşK Ve ÖlÜM |
Aşk Ve Ölüm...!
9.SINIF
Şuan dersteyiz.yanımda dünya tatlısı bir kız oturuyor.Yüzüne bakmaya kıyamıyorum.onu ne kadar çok sevdiğimi bilmiyor.o benim en yakın arkadaşım. beni sadece arkadaşı olarak görüyor.nedenini bilmiyorum ama kendimden çok utanıyorum...
10.SINIF
Evdeydim arayıp erkek arkadaşıyla tartıştığını ve bana ihtiyacı olduğunu söyledi.sonra bize geldi.bana sıkı sıkı sarılıp ağladı.Şuan dizimde uyuyor.saçlarını okşayıp ogül yüzünü doya doya seyrettim.ben onu o kadar çok severken o beni sadece arkadaşı olarak görüyor. nedenini bilmiyorum ama kendimden çok utanıyorum...
11.SINIF MEZUNİYET BALOSu
Onunla çocukluktan beri arkadaşız.8. sınıftayken birbirimize söz vermiştik lise sonda mezuniyet balosuna gidecek eşimiz olmazsa beraber gidecektik.beni aradı ve erkek arkadaşının hastalanıp gelemeyeceğini söyledi ve beraber gidebilir miyiz diye sordu. kabul ettim onu evinden aldım.balodaki en güzel kız oydu.bembeyaz elbisesiyle tıpkı bir melek gibiydi..gece boyu dans ettik. kollarımdayken hep aynı şeyi düşündüm onu çok seviyordum .gece sonunda onu evine bıraktım.beni yanağımdan öpüp en iyi arkadaşı olduğumu söyledi.onu gerçekten çok seviyorum.ama o beni arkadaşı olarak görüyor.ona onu sevdiğimi nasıl söylerim. nedenini bilmiyorum ama kendimden çok utanıyorum...
Aradan yıllar geçti.. şimdi o canımdan çok sevdiğim meleğimi toprağa veriyorum. özel eşyalarının arasından kara kaplı bir defter çıkmış bana verdiler.okuyup okumamakta kararsızdım.açtım. bu bir günlüktü ve bir sayfasında şöyle yazıyordu...
''Şuan dersteyiz ve yanımda dünya yakışıklısı bir çocuk oturuyor.yüzüne bakmaya doyamıyorum.onu ne kadar çok sevdiğimi bilmiyor.beni arkadaşı olarak görüyor.erkek arkadaşım olduğu yalanını söyleyerek ve sürekli onunla ilgili yalanlar uydurarak yanında olabiliyorum.onu canımdan çok seviyorum.bana bir kerecik SENİ SEVİYORUM deseydi dünyalar benim olurdu...''
Ben bu satırları okurken meleğimi çoktan gömdüler.hıçkırıklarımı tutamıyorumgözümü mezarından alamıyorum.merak etme biriciğim ben de ben de seni çok seviyorum.... |
| • 6 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
9/11/2008 - Efsane |
Bir zamanlar birbirlerine asik iki genc vardi.
Kizin adi Tispe delikanlininki ise Piremus idi. Bunlar yanyana evlerde otururlardi.Birlikte büyüdüler ve çocukluklarindan beri birbirlerine karsi ask beslerlerdi.
Fakat aileleri görüsmelerini istemezler birbirlerine uygun olmadiklarini düsünürlerdi.
Oysa onlar birbirlerini ölesiye seviyorlardi. İki evin arasinda gizli bir catlak vardi aileleri bunu bilmezler onlarda geceleri burda bulusur o aradan birbirlerine seslerini duyurur asklarini dile getirirlerdi.
Bir gece ormandaki agacin altinda bulusmaya karar verdiler. Tispe agaca Piremus dan önce varmisti. Gittiginde avini yeni yemis, agzindan kanlar akan kocaman bir aslanla karsi karsiya geldi.
Korkarak bi magaraya dogru koşmaya basladi. Farkında olmadan yolda boynundaki esarpini düşürmüştü.
O sirada Piremus geldi.
Gördükleri karsisinda donup kalmisti. Kocaman aslan agzinda kanlarla birlikte biricik sevgilisi Tispe nin esarpini parcaliyordu..
O an aklina gelen ilk ve tek sey aslani Tispe yi oldurerek yedigiydi. Tispesiz yasayamazdi. Aklindan gecen sadece aski ugruna canina kiymakti.Belinden hançerini çikardi ve gögsüne sapladi.
Kanlar icinde cansiz bedeni yere dustu.
Tispe ise korkusunu bi kenara atip bir an once askini gormek icin magaradan cikmaya karar vermisti.
Agacin altina geldiginde o korkunc sahneyle yuzlesti.
Piremus un cansiz vucudu yerdeydi ve elinde Tispenin dusurdugu esarpini tutuyordu.
Ilk once genc kiz olanlar karsisinda aglamaktan hicbir seyi anlayamamisti. Ama esarpi ve uzaklasan aslani gorunce anladi. Bi an magarada dusundugu o korkunc sey basina gelmisti. Ve oun öldügünü dusunen Piremus aski ugruna canina kiymisti.
Tispe bir an bile dusunnmeden hanceri aldi ve gogsune götürdü..
Onlarin aski ölesiye bir askti ve ölüm bile onlari ayiramazdi.
Eger Piremus aski ugruna ölümü göze aldiysa o da hic cekinmeden canina kiyabilirdi ve hanceri sapladi.
Birden vucudu Piremusun bendeninin ustune yigildi.
O anda tanrilar bu yuce aski ölümsüzlestirmek istediler ve bu çiftin üstünde duran agaci onlarin aşkına adadilar.
Piremusun kanini bu agacin meyvelerine, Tispenin gözyaslarini ise agacin yapraklarina verdiler.
O günden beri kara dut agacinin meyvesinin cıkmayan lekesini,(Piremusun kan lekesini), dut agacinin yapraklari,(Tispenin gözyaslari) temizler..
Bilirmisiniz; dut agacinin meyvesinin lekesi cikmaz ama elinize agacin yapragini alir avusturursaniz lekenin gittigini goreceksiniz ! |
| • 1 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
|
|